Kusarsın ya bazen..
bazen kelimeler öyle büyür ki içinde, anlatmak paylaşmak istersin… anlatmak kadar duymak istersin, anlatılmak istersin..
duyduğun kadar güvenmek istersin, ne kadar bilirsen o kadar güvenirsin.. yanlışa burada başlarsın bir bakarsın bildiklerin sadece seni oyalamak için söylenmiş içi boş saçmalıklarmış, üzülürsün üzülmenin hiç bir şeye yaramadığı bu alev alev kızgınlığa aşk derler, sevgi derler, evlilik derler..
bişey denmesine gerek yok üzülmek için, evli olmaya, aynı evde yaşamaya gerek yok sadece geçmişini unutacak kadar birinin omuzunda uyanmak yeter.. ama bakarsın herşey senin bildiğin gibi değil, yine yüzüne tokat gibi vururlar küçüksün, ufacıksın.. sen büyüdükçe sorunlarda büyür zaman geçtikçe büyüyen, adam olan insanlardan değilsindir çünkü sen.. zaman geçtikçe küçülen kabuğuna çekilen bulduğun şeye tutkuyla sarılan bir küçük kızsın işte..
kendi tavan aranda kendi hayatındaki titrek gölgeleri duvarlarında büyütür büyütür onlardan korkarsın.. ama sende böylesindir işte.. anne kedinin hastalıklı küçüğüsün.. duyguların hasta senin.. en sağlam olması gereken zamanda kırılan hislerin var insanların üzerine bastığı.. sen kendini unutacak kadar birine dönüşmüşsen burada hata senindir yanındakinin değil..
dedim ya ufaksın, küçüksün, sen içindeki ateşle dokunanı yakarken.. yandığı için üzülen suçlu değildir.. ama sönerse işte o ateş ne kadar tatsız bir insan olursun değil mi? söndürmemişler miydi eski kalelerinde hep ateşleri.. sen bu tavan arasına tıkılıncaya kadar, yalnızlıktan çatlamış duvarları yosunlarla kaplayıncaya dek hep diğer kalelerde yenilen olmuştun zaten.. kazandığın tüm zaferler içinde senden bir şey götürmüştü.. içinde kalan ufacık ışığın gölgesinde korkarak yaşamaya başladın işte..
sende ayak uydurursan bu düzene neyin kalacak? yapamayacağın sözler verirsen, kırılmış kalbini onarmış gibi gösterirsen, giden güvenin yerine koyacak 3-5 tanesi aynı 50000 tane sözden başka elinde hiç bir şeyin yoksa ? epi topu tüm mesele dayanabileceğinden fazlasını görmüşsen? koruyup kolladığın gözlerinde boyayıp sakladığın bir parça aşk’tan başka hiç bir şeyin yoksa bu hayatta? sadece senin sandığın, sadece ona dönüştüğün bu aşkı başkasının gözlerinde görmek sana zamanı ne olursa olsun ağır gelir işte.. zamansızca sevmişsindir çünkü sen.. o zaman başka bu zaman başka değil.. tüm zamanlar için bir kere sevmişsindir.. ve buna dayanmak, buna göğüs germek işte çok zordur..
yüreğine o kanser yerleşir böylece ve bunu tamir edebilecek tek şey vardır.. seninki kadar güçlü başka bir kalp mi? bilmiyorum.. eğer tamir edemezsen, o kanser büyür, büyür.. kalbinin alacağından çok daha fazlası haline geldikten sonra bir bakarsın zaten hiç bir şeyi yerinde hissedemesin.. artık bir yerlerde düşürmüşsündür sevgini geri dönüp aramak manasızdır..
gözlerin doldukça miden bulanır, onun kokusunu başka tende duyarsın en ufak esintide.. kaldırabileceğinden fazladır işte bu.. çünkü o koku senle var olmuştur.. bunu söyleyecek kadar bencilce sevmediysen boşa konuşmanın manası yok.. sana dokunduğu gibi başkalarına dokunduğunu düşünmek bunun için hıçkırıklarında boğulman normal olmalı bu hayatta.. tüm zamanları unutmuşken birisi gelip sana görebileceğin bakabileceğin bir yere göğsünün en yumuşak yerine pat diye iğneleyiverir geçmişte olanları.. sen ağladıkça kararır o yürek, sen kustukça boşalır içindeki hüzün.. ilaçla uyumanın faydası yoktur uyandığında göğsünde o paslı etrafı kararmış, sen nefes aldıkça acıyan koca bir delik bırakmıştır işte..
toparlayamazsın kelimeleri.. cümle bile kuramazsın bazen.. susmak en iyisidir, ağlamak kimse yokken, nede olsa tarif edemezsin içinde kanayanı.. içine akıtmaya devam edersin sadece..
Her Genç Kızın Rüyası Zetina Dikiş Makinası
Bugün kendimi ne zamandır okuyamadığım bloglara adadım sevgili okur.. Kiminde çok güldüm kiminde hüzünlendim ama iyi geldi zira Twitter‘dan belirttiğim üzere yine aynı sebepten şu yazıda belirttiğimiz MR, Hastane, doktor falan filan olayına girmiş bulunmaktayız geçen sefer depresyona giren bünyem bu sefer daha kötü şeyler duysa da artık sağlamca sıyrılma düşüncesinde..Çünkü lanet hastalık bizi sürekli Ege Üniversitesi Hastanesine yönlendirse de artık oraya adımımı atmam.. Okurların düşüncelerini duyar gibiyim zilyon tane hastane var evet hatta özel sağlık sigortamız da var fekat lakin kazın ayağı öyle değil okur.. İzmirdeki tüm özel hastanelerle neredeyse görüştük ama hepsi Araştırma Hastanesinde servis bölümünde bilmem kim hocanın konseyine çıkmamızı önerdi.. Ama bu sefer dirençliyiz.. Du bakalım.. …devamı…
The Sweet Smell
Koku,
Evet bugün konumuz koku, kokular
Şimdi arka planda Ömer Çelakıl hocamızın Hayatın şifrelerini çözdüğü iddia edilen programının fragmanı oynarken ben bu bloğa bişi yazamayacağımdan mütevellit diyorum ki 2 dk. Bekle şu kanalı değiştireyim..
Evvet şimdi Nat Geo muzu açtım. Arkadan beynimi sulandıran abuk bilgiler eşliğinde daha sağlam argümanlarda bulunabilirim. Her ne kadar şu esnada kabloda Discovery olmadığından mütevellit Nat Geo ya biraz daha yoğunlaşsak da en yakın zamanda D-smart a geçip “tiskoviri” kanalımı izlerim.. En az politik olduğunu düşündüğüm tarafsız yayınları yapan izlemekten ayrıca zevk aldığım belgesel kanalıydı..Tabi abuk sabuk şeytan çıkarma, motor söküp takma yayınları düşündürse de Neyse ki uçak kazası raporu Nat Geo da varda azıcık sakinliyorum.. Tarihin en ölümcül uçak kazalarını uçak modeli, sefer sayısı, hangi şehirler arası uçuş yaptığı, nereye ve nasıl düştüğü, kaç kişinin öldüğü bilgilerini neredeyse hiç sapma olmadan aklımda tutmam ve utanmadan hala uçağa binebiliyor olmam garip özelliklerimden birisi.. Sadece birisi.. …devamı…
İki Yiğit Çıktı Meydane
Selam okur,
“Yapacak çok daha önemli işlerim olduğunda oyalanacak 100 şey” kitabı yazsam best seller olur bende köşeyi dönerim diye düşünüyorum. Çünkü benim gibi evde çamaşırları 3 hafta toplamadan askı üzerinden alıp kullanan, bulaşık yığını içinde en az kirli bardağı seçip durulayıp kola içmeye devam eden, asla ütü adabı geliştirmeyen ve askıdan alıp alelacele 2 ütü sürüp yoluna devam eden part-time housekeeper ev hanımları olduğuna içten inanıyorum. …devamı…
Pembeler Kış Uykusuna Yatan Memeli bir Hayvan Türüdür
Selam okur,
Ben biliyordum, biliyordum hiçbir işte sebat edemediğim gibi bu blog işini de çok sağlam kotaramayacağımı. Hayvan gibi ara verdim diyemeyeceğim için bir süre bıraktım yeniden başladım diyebiliriz o esnada sizde beni bırakmadıysanız tabi. Bırakmadıysanız lütfen ses verin. İlgimi dağıtacak çok şey oldu. İşi bırakmamla zaten hiç yapamadığım “zaman yönetimi” hepten elimden gitti. Hazırlandığım daha doğrusu hazırlanmam gereken bir sınavım var. Oda 2 hafta sonra işe giderken devamsızlık yaptığım dershanemin yolunu şu son 1 aydır tamamen unuttum. …devamı…
Coming Soon
Sevgili Mavicim in şu yazısında bahsettiği gibi bir durum nicedir vuku bulmuştu esasen okur PS3 ile bloğu aldattığım da doğrudur..
En yakın zamanda süpersonik bir takım yazılarla burada olacağım okur.. PS3 de “Street Fighter 3D” oynarken gazetenin Harry Potter ekinden çıkan kağıttan 3D çakma gözlüğü takıp “valla 3 boyutlu görüyom” diyen bir adamla evliyim..
Bunu kendime hatırlattıktan sonra en yakın zamanda tekrar buradayım
Not:Görsel alakasız ama benim hoşuma gitti
Çok Değişkenli İstatistik Analizine Bakış
Hep diğer blogırların sayfalarında görür özenirdim burdan ziyaretçim var, şurdan ziyaretçim var diye benimkilerde birikmeye başladı çok heycanlıyım
lahana kapsulu viyana da varmi ?: Bunu yazan arkadaşım büyük ihtimalle bayan, kilo problemi var ulu google kucağıma düşürmüş kendisini.. Burdan o haplar bir işe yaramıyo ille içeceksen sirkelimon da okur memnuniyeti asli görevimizdir bana mail at ben sana yollucam bi kutu söz diye seslenmek istiyorum …devamı…
Pandora’nın Kukusu 2
Yine bir regl yazısı.. Evet yine pembenin kadınsal mevzuları okur..
Zaten yakında hamilelik şüphem filan olursa, ilk buraya akıl danışacağım bakalım günü geçmiş mi diye. Zira her ay bir regl yazısı oluyor aksatmadan. Tam da şu hastane işlerine ara verdik, normal hayatımıza döndük derken.
Döndük ama bu seferde lanet yumurtlama mevsimim gelmiş ortalığı yine östrojene boğdum. Az önce yine bir korku filminde kendi kendime duygulanıp ağladım. Ruhsal dengesizliklerimden geçen seferlerde bahsetmiştim. Ama her ay yeni bir huy peyda oluyor yetti canıma artık. …devamı…
Fall
Bu bloğa yazmayınca arkası çorap söküğü gibi geliyor hiç yazamıyor insan. Neyse dostlar ben bu hastane işlerinden çok bunaldım sanırım hiç iyi değilim. Hayaller görmeye başladım evde. Zil çalınıyor filan sanıp kalkıp kapıyı açıyorum gecenin bir yarısı.. Beynimi geceleri yatakta Fırat gibi yakalıyorum bazen.. Zaten kendimi Fırat’a verdim beni en çok o anlıyor. Perdenin arkasına saklanıp tüm gün meğersem burası benim evimmiş demek istiyorum. Onun yerine yorganın altına saklanıyorum bazen. …devamı…
Doktor Civanım
Merhaba okur. Burayı boşladığımı düşünüyorsanız binlerce kez özür kuzişler gibi genel bir kitleye seslenmek isterdim ama şurda toplasan 10 bilemedin 15 kişi olduğunuz için daha öznel bir kitleye sesleneceğim.
Velhasıl okur sevgili Mavinin şurda bahsettiği gibi bir olay vuku buldu bundan neredeyse 1 ay önce. O gün bu gündür hastanedeyiz gidip geliyoruz hala bir netice alamadık, ben biraz bugün bu hastane maceralarımdan bahsetmek istiyorum. İşin hastalık kısmına gelince hala bir gelişme yok tanı koyamadıklarından bir tedavide uygulanamıyor, görme kaybımda devam ediyor. Biraz can sıkıcı tabi ama hastane ortamından bendeniz Pembe’ye bolca malzeme çıkmakta tabi. …devamı…





